İçeriğe atla
2.000 TL ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ!

Uzman Gözüyle

PARABENLER: DOST MU DÜŞMAN MI? - ya da multicosmetics

PARABENLER: DOST MU DÜŞMAN MI?

Paraben Nedir? Parabenler, kozmetik ürünlerde koruyucu fonksiyonunda yaygın olarak kullanılan bir kimyasal ailesi olarak karşımıza çıkar. Kozmetiklerde hem ürünleri hem de tüketicileri korumak amacıyla zararlı bakteri ve küf oluşumunu önlemek için bu koruyucu hammaddeler kullanılabilir. Kozmetik ürünler etiketlerinde en sık karşılaşabileceğimiz aile üyeleri ise metilparaben, propilparaben, bütilparaben ve etilparabenlerdir. Kozmetik ürünler genellikle farklı türde parabenlerin karışımlarını içerir. En yaygın kullanılan altı tür, metil-, etil-, propil-, izopropil-, butil- ve izobutilparabendir. Kısa zincirli parabenler olarak adlandırılan metil- ve etilparabenler genellikle birlikte kullanılırken, butilparaben genellikle tek başına kullanılır. Uzun zincirli parabenler olan propil- ve butilparabenler, daha güçlü östrojenik aktiviteyle ilişkilendirilmiştir. Bazı çalışmalar, dallı yapılarının östrojenik aktiviteyi ve hassasiyet potansiyelini artırdığını göstermiştir.1,2  Paraben Nelerde Bulunur? Parabenler günümüzde sıklıkla kullanılan pek çok kozmetik ürün içerisinde yer alır. Temel amacı ürünü koruyarak bakteri üremesini önlemektir. Bu nedenle su bazlı ürünlerde yıllardır etkin bir koruyucu olarak kullanılmaktadır. Paraben İçeren Ürünler Parabenler, insanların düzenli olarak kullandığı pek çok üründe bulunur ve özellikle şampuan, saç kremi gibi su oranı yüksek ürünlerde koruyucu potansiyeli nedeniyle sıkça kullanılır. Bu, nemlendirici ürünler, cilt temizleyici ürünleri, güneş kremleri, deodorantlar, tıraş jelleri, diş macunları, makyaj ürünleri gibi geniş bir yelpazede karşımıza çıkar. Günlük hayatta maruz kalınan parabenler deri tarafından emilir, vücut tarafından metabolize edilir ve idrar yoluyla vücudumuzdan atılır.1 Paraben İçermeyen Ürünler Parabenlerle ilgili endişeleriniz varsa veya paraben içermeyen ürünleri tercih etmek istiyorsanız, ürün etiketlerini dikkatlice okumak oldukça önemli. Diğer yandan parabenler, isimlerinin kolay ayrıştırılabilmesi nedeniyle tüketicilerin aklını karıştırmadan seçim yapmasına olanak sağlıyor. Buna ek olarak ise, cildinizin hassasiyetine ve özel ihtiyaçlarına göre doğru ürünü seçmek için bir dermatolog veya uzmanın tavsiyesini almak da faydalı olabilir. Paraben İçermez Ne demek? Paraben içermeyen ürünler, genellikle "paraben free" veya "paraben içermez" ibaresiyle tanıtılarak piyasaya sürülüyor. Bu ürünler, paraben yerine doğal koruyucular veya alternatif koruyucu maddeler kullanarak formüle ediliyor. Fakat son zamanlarda bu iddianın kullanımı tartışmalara yol açtı ve otoriteler tarafından belirli limitler dahilinde kullanımı güvenli kabul edilen paraben ailesini kötüleme amacı taşıdığı öne sürüldü.3 Tüm değerlendirmeler neticesinde ise yasal olarak etiketler üzerinde bu iddiayı kullanmak tarihe karışıyor denilebilir. Artık etiketler üzerinde “Paraben Free” veya “Paraben İçermez” iddialarını görmek pek de mümkün olmayacak.4 Bu nedenle etiket üzerinde yer alan içerikleri dikkatlice okumak ve buna istinaden şüpheye mahal vermeyen ürünler için seçim yapmak gerekecek. Paraben Zararlı mı?  Bu konu ile ilgili geçmişten günümüze pek çalışma yapılmış ve bazı sonuçlara ulaşmıştır. Bu sonuçlar çerçevesinde vücutta birikiminden kaynaklı zararlılığına dair kanıtlar göz ardı edilemeyecek kadar önem taşımaktadır. Bu sonuçlara kulak veren bazı hükümetler ve sağlık kuruluşları da önemli adımlar atarak hammaddenin kullanımına dair bazı düzenlemeler getirmiştir. Paraben Zararları Çeşitli araştırmalar, düzenli kozmetik kullanımı olan kadınlar, erkekler, gençler ve çocukların vücutlarında paraben seviyelerini incelediğinde kişisel bakım ürünlerinin paraben maruziyetine en büyük katkıyı sağladığını gösteriyor. Günlük makyaj yapan genç kızların idrar örneklerinde, makyaj yapmayan veya nadiren makyaj yapanlara kıyasla propilparaben seviyelerinin 20 kat daha yüksek olduğu görülmüştür. Çeşitli araştırmalar sonucunda içeriğinde paraben bulunan vücut ve yüz losyonları, saç ürünleri, güneş koruyucuları ve makyaj ürünü kullanımının, idrardaki paraben düzeylerindeki belirgin artışlarla ilişkili olduğu ortaya çıkmıştır.5 Parabenlerin, Avrupa ve Türkiye gibi pek çok ülkede, çeşitli limitler çerçevesinde kullanılması güvenli olarak kabul edilmektedir. AB Komisyonunun ise bu konu ile ilgili yaptığı açıklamada risklerinden aşağıdaki gibi bahsedilmektedir: “Kozmetiklerdeki parabenlerle ilgili temel endişe, bazılarının vücutta hormonları taklit etme potansiyelidir, özellikle kadın cinsiyet hormonu olan östrojen gibi. Laboratuvar test sistemlerinde ve hayvanlarda, parabenlerin bazı hormon benzeri etkilerinin olduğu gösterilmiştir, ancak bu etki doğal hormonların etkisinden binlerce ila milyonlarca kat daha zayıftır. Hormon benzeri özelliklerinin, paraben moleküllerinin boyutuyla orantılı olarak arttığı görülmektedir. Ancak, şu ana kadar paraben kullanımının üreme üzerindeki olası etkilerine ilişkin diğer deneysel araştırmalar sonuçsuz kalmıştır ve bunların çoğu sonuçlarını yorumlamayı zorlaştıran eksikliklere sahiptir.”6  Bu açıklamaların ardından, diğer taraftan Danimarka hükümeti 2011 yılında propil-, izopropil-, bütil- ve izobütilparabenlerinin üç yaşın altındaki çocuklara özel üretilmiş kozmetik ürünlerde kullanımını yasaklamıştır. Bunun üzerine ilgili hammaddenin güvenliği üzerine araştırmalarını sürdüren SCCS komitesi, değerlendirmesinde dikkatli bir yaklaşım benimsediğini düşündüğünü belirtse de belirsizlikleri azaltmak ve farklı kozmetik ürünlerde bulunan parabenlerin çocuklar üzerindeki potansiyel riskini daha kesin bir şekilde değerlendirmek için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini paylaşmıştır.6 Sonuç olarak, parabenler halihazırda pek çok kozmetik ürünün içeriğinde etkili koruyucu fonksiyonları ile karşımıza çıkıyor. Kullanımı belirli sınırlamalar dahilinde otoritelerce güvenli kabul edildiğinden, limitlere uyulduğu taktirde kozmetiklerde kullanımında bir sakınca görülmüyor. Diğer yandan yapılan bilimsel araştırmalar paraben maruziyetinin, günlük birden fazla paraben içeren kozmetik ürün kullanımı kaynaklı artığını gösterdiğinden güvenliği açısından şüpheleri de beraberinde getiriyor. Dikkate değer şüphelerin değerlendirilmesi sonucu bazı hükümetler kullanımını uygun bulmazken, bazı hükümetler de ek araştırma yapılarak daha fazla veri toplanması gerektiğini öne sürüyor. Bu nedenle parabenlerin sağlık üzerindeki etkileri hakkında yapılan çalışmalar devam ettiği için şu anda zararlılığı konusunda kesin bir sonuca varmak zor olabilir. Ancak endişeler doğrultusunda, bilinçli bir seçimle şüphelerden uzak kozmetik ürünlere ulaşabilmek gittikçe artan bir talep haline geliyor. Bu nedenle paraben içermeyen ürünleri tercih etmek isteyen kullanıcılar için de raflarda pek çok farklı seçenek bulunuyor.   Kaynaklar https://www.fda.gov/cosmetics/cosmetic-ingredients/parabens-cosmetics Engeli RT, Rohrer SR, Vuorinen A, Herdlinger S, Kaserer T, Leugger S, Schuster D, Odermatt A. Interference of Paraben Compounds with Estrogen Metabolism by Inhibition of 17β-Hydroxysteroid Dehydrogenases. Int J Mol Sci. 2017 Sep 19;18(9):2007. doi: 10.3390/ijms18092007. PMID: 28925944; PMCID: PMC5618656. https://ec.europa.eu/growth/tools-databases/cosing/ https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/ALL/?uri=CELEX:32013R0655 Berger KP, Kogut KR, Bradman A, She J, Gavin Q, Zahedi R, Parra KL, Harley KG. 2018. Personal care product use as a predictor of urinary concentrations of certain phthalates, parabens, and phenols in the HERMOSA study. J Expo Sci Environ Epidemiol 29(1):21-32. https://ec.europa.eu/health/scientific_committees/docs/citizens_parabens_en.pdf

Devamını oku
Biri “SLS İçermez” Mi Dedi? - ya da multicosmetics

Biri “SLS İçermez” Mi Dedi?

SLS Nedir? Sodyum lauril sülfat (SLS) bir yüzey aktif maddedir, yani temelde dokunduğu yüzeyler üzerinde bir etkiye sahiptir. Gıda koyulaştırıcıları, diş macunları ve yer temizleyicileri gibi çeşitli ürünlerde kullanılır. Köpürtücü fonksiyonu ile öne çıkmaktadır.  SLS Açılımı Ne Demek? SLS (Sodyum Lauril Sülfat), aynı zamanda sodyum dodecyl sülfat olarak bilinir, hindistancevizi ve/veya palmiye çekirdeği yağından veya sentetik olarak türetilmiş olup çeşitli formülasyonlarda emülsifiye edici olarak kullanılmaktadır.1 SLS ve SLES Aynı mı? Sodyum lauril sülfat (SLS) ve sodyum lauret sülfat (SLES), birçok temizlik ve kişisel bakım ürününde bulunan anyonik yüzey aktif maddeler ve deterjanlardır.  Yüzey aktif maddeler, suyun yüzey gerilimini azaltarak yağ ve kirin daha kolay temizlenmesini sağlar. Örneğin, bulaşık deterjanlarında yağları temizlerken, şampuanlarda saçtaki birikmiş yağı arındırırlar. SLS ve SLES, temizlik ve cilt bakım ürünleri içerisinde köpük oluşturarak istenen etkiyi sağlamakta yardımcı olurlar. İkisi arasındaki ana fark, SLES'in etoksilasyon adı verilen ekstra bir işlemden geçerek cilt üzerinde daha nazik hale getirilmesidir.2 SLS Hangi Ürünlerde Bulunur? SLS oldukça geniş bir ürün yelpazesi içerisinde yer alır. Gıda, temizlik maddeleri ve kozmetikler gibi çeşitli ürünlerde kullanılan birçok farklı işlevi olan bir yüzey aktif maddedir, ancak cilt bakımında bir temizleme maddesi olarak görev yapar. SLS İçeren Ürün Grupları Günlük hayatta kullandığımız pek çok ürün içerisinde SLS barındırır. Bunlar; yüz temizleyici ürünleri, vücut yıkama jelleri ve duş jelleri, şampuanlar, el sabunları, deterjanlar, diş macunları ve eviniz için temizlik ürünleri olarak listelenebilmektedir. SLS Zararlı mı? SLS’nin zararlılığı hakkında pek çok farklı görüş bulunmaktadır. Cilt bariyeri üzerindeki olumsuz etkisi ise pek de tartışmaya açık bir konu gibi görünmemektedir. Yapılan araştırmalar cilt bariyer fonksiyonu üzerinde bozulmalara yol açtığını göstermiştir. SLS Zararları Tüketici ürünlerinde SLS kullanımı, regülasyonlar kapsamında düzenlenmiştir ve olası tahriş etme potansiyeli, tam ürün formülasyonu bağlamında değerlendirilmektedir. SLS içermeyen kozmetikler, cilde daha nazik olacak şekilde formüle edilmiştir, bu da tahriş ve alerjik reaksiyon riskini azaltabilir. The Journal of Clinical and Aesthetic Dermotology dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre SLS içermeyen su bazlı kremlerin, SLS içeren su bazlı kremlere göre daha düşük tahriş potansiyeline sahip olduğu sonucuna varılmıştır.3 2021 yılında yapılan başka bir çalışmada ise bir grup kadın üzerinde SLS içeren yamalar kullanılmıştır. SLS yamasının çıkarılmasından önceki ve bir gün sonraki analiz, cilt kızarıklığında bir artış ve cilt bariyer fonksiyonunda bir azalma olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bozulmuş bir cilt bariyeri fonksiyonu ve SLS yamasının neden olduğu dehidrasyonun, cilt mikrobiyotasının cilt bakteriyel topluluğu disbiyozuna karşı hassas dengesini bozduğu gözlemlenmiştir.4 SLS İçermeyen Ürünler SLS içermeyen ürünler cilt dostu olma ve alerjik reaksiyon riskini en aza indirme konusunda pek çok potansiyel fayda sağlamaktadır. Özellikle ağız içi dokusuna direkt temas eden diş macunları içinde SLS kullanılması oral dengenin bozulmasına yol açabilmektedir. Sindirimin ilk basamağı olan ağız sağlığının önemi tartışmasız bir gerçekken şüphe barındırmayan, güvenli içeriklerle etkili bir temizlik sağlamak mümkün.   Kaynaklar https://www.chemicalsafetyfacts.org/chemicals/sodium-lauryl-sulfate-sls/ https://www.products.pcc.eu/en/blog/sles-and-sls-what-are-these-substances-and-where-are-they-used/ Mei-Hsia Chan M, Tan LS, Leow YH, Goon AT, Goh CL. Comparison of Irritancy Potential of Sodium Lauryl Sulfate-free Aqueous Cream to Other Moisturizers: An Intraindividual Skin Occlusive Study. J Clin Aesthet Dermatol. 2019 Jul;12(7):52-58. Epub 2019 Jul 1. PMID: 31531162; PMCID: PMC6715333. Leoty-Okombi S, Gillaizeau F, Leuillet S, Douillard B, Le Fresne-Languille S, Carton T, De Martino A, Moussou P, Bonnaud-Rosaye C, André V. Effect of Sodium Lauryl Sulfate (SLS) Applied as a Patch on Human Skin Physiology and Its Microbiota. Cosmetics. 2021; 8(1):6. https://doi.org/10.3390/cosmetics8010006

Devamını oku
Atopik Cilt ve Doğru Yaklaşım - ya da multicosmetics

Atopik Cilt ve Doğru Yaklaşım

Atopik Dermatit (Egzama) Nedir? Atopik dermatit, yaygın olarak atopik egzema olarak bilinen, kuru, kaşıntılı ve iltihaplı ciltle karakterize kronik inflamatuar bir cilt durumudur. Hem çocukları hem de yetişkinleri etkileyen yaygın bir egzema türü olup, genetik, çevresel ve immünolojik faktörlerin karmaşık etkileşimi bu durumun gelişimine katkıda bulunur.1 Atopik Cilt Ne Demek? Atopik cilt, egzama olarak da bilinen atopik dermatite yatkın olan cildi ifade etmek için kullanılır. Atopik dermatit cildin aşırı kaşınmasına neden olur. Kaşıma daha fazla kızarıklığa, şişmeye, çatlamaya, "sızan" berrak sıvıya, kabuklanmaya ve pullanmaya yol açar. Araştırmalar, atopik dermatitli bireylerin cilt bariyerinin zayıfladığını, ciltlerinin tahriş edicilere, alerjenlere ve mikrobiyal istilaya daha fazla yatkın hale geldiğini göstermektedir.2 Atopik Dermatit (Egzama) Neden Olur? Atopik dermatit (egzama) için bilinen tek bir neden yoktur ve muhtemelen birden fazla durumun sonucu olarak ortaya çıkar. Altta yatan mekanizmalar hakkında birçok teori vardır. Güncel araştırmalar bağışıklık sisteminin, cilt yapısal gen mutasyonlarının, cilt hücrelerindeki kusurların (keratinositler), cilt yüzey mikrobiyomunun (bakteriler, virüsler ve mayalar) ve diğer birçok faktörün rollerini araştırmaktadır. Atopik Dermatit (Egzama) Sebepleri Atopik dermatitin patofizyolojisi, genetik yatkınlık, immün düzensizlik ve çevresel tetikleyicilerin bir kombinasyonunu içerir. Cilt bariyer fonksiyonunda yer alan proteinlerin kodlayan genlerdeki mutasyonlar, filagrin gibi, atopik dermatitin gelişiminde önemli bir rol oynar. Bu genetik varyasyonlar, cildin nem tutma yeteneğini tehlikeye atar, kuruluğa ve artmış geçirgenliğe yol açar, bu da alerjenlerin ve tahriş edicilerin cildi daha kolay nüfuz etmesine izin verir ve inflamatuar tepkileri tetikler. Ana nedenleri kısaca genetik faktörler, epidermal bariyer disfonksiyonu, immünolojik mekanizmalar ve çevresel tetikleyiciler olarak sıralanabilir.2 Atopik Dermatit (Egzama) Belirtileri Akut evrede, lezyonlar şiddetli kaşıntılı, kırmızı, kalınlaşmış, pullu yamalar veya plaklar şeklinde görülür ve kaşımadan dolayı erozyona uğrayabilir. Kronik evrede ise, kaşıma ve ovalama sonucunda cilt lezyonları kuru ve likenifiye (sertleşmiş) bir görünüm alır. Lezyonların dağılımı yaşa özgüdür. Bebeklerde lezyonlar genellikle yüz, saç derisi, boyun, göz kapakları ve ekstremitelerin ekstansör yüzeylerinde görülür. Daha büyük çocuklar ve yetişkinlerde ise lezyonlar boyun, dirsek içi ve diz arkası gibi fleksör yüzeylerde ortaya çıkar. Şiddetli kaşıntı, atopik dermatitin ayırt edici bir özelliğidir. Kaşıntı genellikle lezyonlardan önce gelir ve kuru hava, terleme, lokal irritasyon, yün giysiler ve duygusal stresle daha da kötüleşir.3 Semptomların yaygın çevresel tetikleyicileri şunlardır: Aşırı banyo yapma veya yıkanma Sert sabunlar Staphylococcus aureus cilt kolonizasyonu Terleme Pürüzlü kumaşlar ve yün Atopik Dermatit (Egzama) Bulaşıcı mı? Atopik dermatit bulaşıcı değildir, dolayısıyla kişiden kişiye yayılımı söz konusu değildir. Atopik Dermatit (Egzama) Tedavisi Atopik dermatitin tedavisi, en etkili şekilde altta yatan patofizyolojik süreçleri ele alarak yapılır. Uygun cilt bakımı ve tetikleyicilerden kaçınma konusunda danışmanlık, hastaların altta yatan cilt bariyeri defektini yönetmelerine yardımcı olur. Kaşıntılı lezyonların kaşınması genellikle kaşıntıyı artırır ve bu da daha fazla kaşınmaya yol açar. Kaşıntı-kaşıma döngüsünü kırmak önemlidir. Genel cilt bakımı, en yaygın cilt tahrişi kaynaklarına (aşırı yıkama ve sert sabunlara) odaklanmalıdır: Yıkama ve banyo sıklığını ve süresini sınırlamak Banyo suyunun sıcaklığını ılık seviyede tutmak Aşırı ovalamaktan kaçınmak, bunun yerine duş/banyo sonrası cildi nazikçe kurulamak Nemlendirici uygulamak (merhem veya krem—özellikle seramid içeren ürünler faydalıdır) Duygusal stresin azaltılması faydalıdır ve kaşıntı-kaşıma döngüsünü kırmaya yardımcı olur.4 Egzama Kendiliğinden Geçer mi? Bu durum tamamen bağışıklık ile ilgili olduğundan kendi kendine geçme durumu da mümkündür. Egzamaya Ne İyi Gelir? Chang ve arkadaşları tarafından yazılan makaleye göre birden fazla tedavi yöntemi bulunmaktadır. Topikal Kortikosteroidler: Egzamanın tedavisinde en yaygın kullanılan yöntemlerden biridir. Kortikosteroid kremler, ciltteki iltihabı azaltmaya yardımcı olur ve kaşıntıyı hafifletir. Ancak, uzun süreli kullanımda ciltte incelme gibi yan etkiler ortaya çıkabilir. Nemlendiriciler ve Islak Sargılar: Cildin nemini korumak, egzamanın yönetiminde önemli bir adımdır. Nemlendirici ürünler, ciltteki su kaybını önlemeye yardımcı olur. Islak sargılar, nemin daha uzun süre tutulmasını sağlar ve kaşıntıyı azaltır. Antihistaminikler: Özellikle kaşıntıyı hafifletmek için kullanılan bu ilaçlar, uykuya yardımcı olması açısından da tercih edilir. Topikal İmmünomodülatörler (Tacrolimus ve Pimekrolimus): Bu ilaçlar, cildin bağışıklık yanıtını düzenleyerek iltihabı azaltır. Kortikosteroidlere alternatif olarak kullanılırlar ve uzun süreli kullanımda daha güvenli olabilirler. Fototerapi (UVB): Ultraviyole ışık tedavisi, cilt hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatır ve iltihabı azaltır. Bu yöntem, şiddetli egzama vakalarında kullanılabilir. Oral İmmünosupresanlar: Siklosporin A, metotreksat ve azatiyoprin gibi ilaçlar, bağışıklık sistemini baskılayarak egzama semptomlarını hafifletir. Ancak, bu ilaçların ciddi yan etkileri olabilir ve genellikle sadece şiddetli vakalar için önerilir. Doğal ve Alternatif Tedaviler: Probiotikler ve besin takviyeleri gibi alternatif tedaviler de egzama yönetiminde kullanılabilir. Probiotiklerin, özellikle bebeklerde egzama riskini azaltabileceği gösterilmiştir. Bu tedavi yöntemlerinin etkinliği, hastanın durumuna göre değişiklik gösterebilir ve tedavi planı, dermatolog veya alerji uzmanı tarafından belirlenmelidir.1 Atopik Dermatit (Egzama) İçin Ürünler  Atopik dermatit için kullanılacak olan ürünlerin öncelikle cildin hassasiyeti nedeniyle nazik içeriklere sahip olması gerekmektedir. Cildi tahriş etmeyecek ve onarımına destek olacak ürünlerin tercih edilmesi önemlidir. Özellikle seramid, cilt aminoasitleri, mineraller ve etkili doğal özler ile hazırlanmış atopik dermatit bakım seti semptomlarını azaltmada destek olurken, cildin rahatlamasını ve yenilenmesini destekler. Cildin nemlendirilmesi de diğer önemli bir gereksinimdir. Bunun sağlanması için de yüksek nemlendirici özelliklere sahip, güvenli içerikli ürünlerin kullanımı büyük önem taşımaktadır. Kaynaklar Chang C, Keen CL, Gershwin ME. Treatment of eczema. Clin Rev Allergy Immunol. 2007 Dec;33(3):204-25. doi: 10.1007/s12016-007-0033-8. PMID: 18163227. Avena-Woods C. Overview of atopic dermatitis. Am J Manag Care. 2017 Jun;23(8 Suppl):S115-S123. PMID: 28978208. https://nationaleczema.org/eczema/ Ruenger, T. M. (2023, January). Atopic dermatitis (eczema). In Merck Manual. Georg-August University of Göttingen, Germany. https://www.msdmanuals.com/professional/dermatologic-disorders/dermatitis/atopic-dermatitis-eczema

Devamını oku