Skar izleri, cilt dokusunun hasar sonrası onarım sürecinde ortaya çıkan, normal deriden farklı yapıda fibrotik dokulardır, yara izi olarak da tanımlanabilir. Genellikle travma, cerrahi işlemler, yanıklar veya akne gibi inflamatuvar süreçlerin ardından oluşur (1). Skar izlerinin medikal ve dermokozmetik olarak çeşitli çözümleri mevcuttur. “Medikal” kavramı, sağlık profesyonelleri tarafından reçete edilen veya klinik ortamlarda uygulanan, etkinliği ve güvenliliği bilimsel olarak kanıtlanmış tedavi yöntemlerini ifade eder (2). Buna karşın “dermokozmetik” kavramı, farmasötik ve kozmetik bileşenlerin birleştiği, cilt sağlığını destekleyen ve estetik görünümü iyileştirmeye yönelik ürünleri tanımlar (3).
Son yıllarda küresel düzeyde skar tedavisi ve yara izi tedavisi alanında dikkat çekici bir pazar büyümesi gözlemlenmektedir; özellikle estetik bilincin artması, sosyal medya etkisi ve kişisel bakım kültürünün güçlenmesi, tüketicilerin hem medikal hem de dermokozmetik çözümlere yönelmesini hızlandırmıştır (4). Ayrıca, “clean beauty” ve “science-backed skincare” trendleri, tüketicilerin güvenilir, klinik olarak test edilmiş ve sürdürülebilir içeriklere sahip ürünlere yönelmesini sağlamaktadır (5).
Skar Türleri ve Tedaviye Etkisi
Skarların atrofik, hipertrofik ve keloid olmak üzere temel olarak üç türü bulunur. Farklı türde skarların tedavi şekilleri de değişkenlik gösterir (6).
Atrofik, Hipertrofik ve Keloid Skar Farkları
Atrofik skarlar, genellikle akne veya suçiçeği sonrası oluşur ve kolajen kaybı nedeniyle çökük görünüm sergiler; bu tiplerde dermokozmetik yaklaşımlar ve cilt yenileyici ürünler daha etkili olabilir (7). Hipertrofik skarlar ise yara hattı sınırlarını aşmadan kalın fibrotik dokularla belirginleşir ve genellikle silikon bazlı skar kremi veya medikal lazer tedavileriyle iyi yanıt verir (8). Keloidler ise yara sınırlarını aşan, agresif fibroblast aktivitesiyle büyüyen lezyonlardır ve sıklıkla intralezyonel kortikosteroid enjeksiyonları veya kombine medikal skar tedavisi gerektirir (9).
Skar Derinliği ve Cilt Tipine Göre Tedavi Planı
Skar tedavisinde başarı, lezyonun derinliği, yayılımı ve bireyin cilt tipi dikkate alınarak kişiselleştirilmiş bir plan oluşturulmasına bağlıdır (10). Yüzeysel ve epidermal düzeydeki skarlar genellikle dermokozmetik skar ürünleri, yenileyici kremler ve topikal ajanlarla tedaviye iyi yanıt verirken, daha derin dermal veya subdermal skarlarda fraksiyonel lazer, mikroneedling veya intralezyonel enjeksiyon gibi medikal skar tedavileri tercih edilir. Tedavi planı; skar morfolojisi, cilt duyarlılığı ve hastanın beklentileri göz önüne alınarak multidisipliner yaklaşımla belirlenmelidir (11).
Medikal Tedavi Yöntemleri
Medikal tedavi yöntemleri, temel olarak lazer tedavisi, mikroiğneleme, PRP uygulamaları, cerrahi revizyon olarak çeşitlendirilmiştir.
Lazer Tedavisi, Mikroiğneleme, PRP Uygulamaları
Lazer tedavisi, skar dokusundaki aşırı kolajen birikimini azaltmak ve cilt yüzeyini yeniden şekillendirmek amacıyla kullanılan en etkili medikal yöntemlerden biridir. Fraksiyonel karbondioksit (CO₂) ve erbium: YAG lazerler, kontrollü mikrotermal hasar oluşturarak ciltte yenilenme sürecini uyarır ve özellikle hipertrofik ile atrofik skarlarda belirgin iyileşme sağlar (12). Mikroiğneleme (microneedling) yöntemi ise epidermise minimal invaziv mikrokanallar açarak kolajen ve elastin üretimini artırır; lazer tedavisine kıyasla iyileşme süresi daha kısa ve yan etki riski düşüktür. PRP (Platelet-Rich Plasma) uygulamaları, hastanın kendi kanından elde edilen trombosit yoğun plazmanın cilt altına enjekte edilmesiyle büyüme faktörlerinin aktive edilmesini sağlar ve skar iyileşmesinde fibroblast aktivitesini destekler. Bu üç yöntem, tek başına veya kombine protokoller halinde uygulandığında yara izi görünümünü azaltmada yüksek başarı oranları göstermektedir (13).
Cerrahi Müdahaleler ve Sonrası Bakım
Cerrahi müdahaleler, derin veya geniş skar dokularında estetik görünümü ve fonksiyonel hareketi yeniden kazandırmak amacıyla uygulanan ileri düzey tedavi yöntemleridir. Eksizyon, Z-plasti veya doku genişletme gibi tekniklerle skar dokusu çıkarılarak çevre cilt dokusu yeniden şekillendirilir (9). Ancak cerrahi tedavi, yeni bir yara hattı oluşturduğu için postoperatif bakım kritik önem taşır; silikon bazlı pansumanlar, güneş koruyucular ve düzenli skar kremi kullanımı, nüks riskini azaltır ve iyileşme sürecini destekler (8).
Dermatolog Kontrolünün Önemi
Skar tedavisinde dermatolog kontrolü, doğru tanı, uygun tedavi seçimi ve olası komplikasyonların önlenmesi açısından büyük önem taşır (2). Skar izlerinde profesyonel değerlendirme olmaksızın uygulanan ürün veya işlemler istenmeyen sonuçlara yol açabilir (6). Düzenli kontroller, tedaviye yanıtın izlenmesini, gerekirse medikal ve dermokozmetik yaklaşımların birlikte uygulanmasını sağlar.
Dermokozmetik Ürünlerle Skar Bakımı
Dermokozmetik ürünlerle skar bakımı, medikal tedavilerin tamamlayıcısı olarak yara iyileşme sürecini destekleyen, cilt bariyerini güçlendiren ve estetik görünümü iyileştiren bir yaklaşımdır.
Skar Kremleri, Silikon Bazlı Jeller, Cilt Yenileyici Serumlar
Skar kremleri ve silikon bazlı jeller, yara iyileşmesinin proliferasyon aşamasında nem dengesini koruyarak kolajen sentezini düzenleyen, en çok önerilen dermokozmetik ajanlardandır (14). Silikon tabakası, transepidermal su kaybını azaltır ve skar dokusundaki fibroblast aktivitesini dengeleyerek iz görünümünü hafifletir. Buna ek olarak, cilt yenileyici serumlar — özellikle peptit, retinoid, C vitamini ve hyaluronik asit içeren formülasyonlar — epidermal yenilenmeyi hızlandırır, pigment düzensizliklerini azaltır ve skarın çevre dokuyla uyumunu artırır (15). Düzenli kullanımda bu ürünler hem estetik görünüm hem de doku kalitesi açısından gözle görülür iyileşme sağlar (4).
Retinol, C Vitamini ve Peptid İçeren Formüller
Retinol, hücre yenilenmesini hızlandırarak skar dokusundaki düzensiz kolajen dağılımını düzenler. C vitamini, antioksidan etkisiyle serbest radikalleri nötralize eder ve melanin sentezini baskılayarak skar çevresindeki renk farklarını azaltır (16). Peptid kompleksleri ise fibroblast aktivasyonunu artırarak yeni, daha düzgün bir bağ doku oluşumunu destekler (17). Bu aktif bileşenlerin kombinasyonu, uzun vadeli kullanımda skar görünümünü belirgin şekilde iyileştirebilir.
Düzenli Kullanımın ve Güneş Korumasının Önemi
Skar bakımında düzenli ürün kullanımı ve güneşten korunma, tedavi başarısını doğrudan etkileyen iki temel faktördür. Güneş ışığı, özellikle UVB spektrumunda, melanin üretimini artırarak skar bölgesinde hiperpigmentasyona neden olabilir (18). Bu nedenle SPF 30 ve üzeri güneş koruyucuların düzenli kullanımı, dermokozmetik skar ürünlerinin etkisini destekler ve renk eşitsizliğini önler (10). Ayrıca aktif bileşenlerin ciltte yeterli süreyle kalması, kolajen sentezinin düzenlenmesi ve dokusal iyileşmenin sürdürülebilmesi açısından kritiktir (11).
Medikal ve Dermokozmetik Çözümler Arasındaki Farklar
Medikal ve dermokozmetik çözümler arasındaki temel fark, müdahale derinliği, etki süresi ve uygulama şeklidir; bu iki yaklaşım çoğu zaman bir arada kullanıldığında daha dengeli sonuçlar verir (18).
Müdahale Düzeyi ve Etki Süresi
Medikal tedaviler, cildin daha derin tabakalarına etki ederek fibroblast aktivitesini doğrudan düzenler ve bu nedenle kalıcı sonuçlar sağlayabilir (10). Buna karşın dermokozmetik ürünler, epidermis düzeyinde onarım yaparak zaman içinde görünümü yumuşatır; etki süresi ise düzenli kullanım sıklığına bağlıdır (16). Genellikle medikal müdahaleler birkaç seansla hızlı sonuç verirken, dermokozmetik skar ürünleri uzun vadede destekleyici bir bakım sunar (8).
Profesyonel Uygulama vs Evde Bakım
Profesyonel uygulamalar yüksek etkinlik sunar ancak iyileşme süreci ve maliyet açısından daha yoğundur. Evde bakımda kullanılan dermokozmetik ürünler ise silikon bazlı jeller, retinol ve peptit içerikli serumlarla daha yavaş ama güvenli bir ilerleme sağlar (15).
Hangi Durumda Hangisi Tercih Edilmeli?
Skarın tipi, derinliği ve cilt yapısı, tedavi seçiminde belirleyici faktörlerdir. Yüzeysel ve yeni oluşan izlerde dermokozmetik ürünler genellikle yeterliyken, kalın veya çekintili (retraktil) skarlarda medikal müdahale gerekir (18). Cilt rengi, iyileşme hızı ve hastanın beklentileri de tedavi planını etkiler (10). Çoğu durumda, dermatologlar kombine yaklaşımı (yani medikal tedaviyle başlayan, dermokozmetik ürünlerle sürdürülen bir protokolü) en verimli çözüm olarak önermektedir (8).
YA DA Kozmetik Ürünlerinden Örnekler
YA DA Multikozmetik; bilimsel ve zengin içerikli ürünleriyle çoğu cilt probleminde olduğu gibi skar konusunda da etkili bir bakım desteği sunar.
Dermokozmetik İçerikli Ürün Örnekleri
YA DA Multikozmetik’in Remedium serisindenarındırıcı yıkama köpüğü, nemlendirici ve onarımı destekleyici gece merhemi, cilt yenileyici vücut losyonu, kuruluktan kaynaklı tahrişi hafifletmeye yardımcı SOS bakım kremi, skar ve skar izleri için oldukça etkilidir.
Kullanım Senaryoları: Yeni Yara İzleri, Eski Akne izleri, Cerrahi Skarlar
Yeni yara izleri için en etkili ürün Remedium SOS Onarıcı Bakım Kremi’dir. Remedium Onarıcı Yıkama Köpüğü ile yıkanarak bakım desteklenebilir. Kabuklu, çatlak skarlarda Remedium Gece Merhemi tercih edilmelidir. Eski akne izleri için Remedium gece merhemi ile normal cilde sürülenden daha yoğun bir tabaka halinde sürülerek kısa sürede sonuç alınabilmektedir. İzde hiperpigmentasyon varsa ek olarak Viniferine Tonik ve Krem kullanılması da uygundur.
Ürünleri Kombinleme Önerileri
Yeni oluşan skar izlerinde en iyi kombinlenen ürünler SOS Onarıcı Bakım Kremi ve Onarıcı Yıkama Köpüğüdür. Biraz zaman geçtikten sonra Gece Merhemi bu kombine eklenebilir. İzlerde koyulaşma probleminde Viniferine serisi ürünleri, rutine dahil edilebilir. Süreçte destekleyici etki gösterecektir.
Bilimsel Veriler ve Güvenlik
Skar tedavisinde kullanılan ürünlerin güvenilirliği, yalnızca klinik etkinlikleriyle değil, aynı zamanda bilimsel verilerle desteklenmiş olmalarıyla da değerlendirilmelidir (19). Günümüzde dermokozmetik ürünlerin piyasaya çıkmadan önce içerik güvenliği açısından kontrol edilmesi ve kanıtlayıcı belgelerin hazır edilmesi zorunlu hâle gelmiştir (20).
Dermatolojik Testlerin Önemi
Dermatolojik testler, bir ürünün ciltle temas ettiğinde tahriş, hassasiyet veya alerji oluşturup oluşturmadığını belirlemeye yarayan bilimsel güvenlik değerlendirmeleridir (19). Bu testler, özellikle skar kremi ve cilt yenileyici serum gibi ürünlerde büyük önem taşır çünkü hasarlı dokuda cilt bariyeri zayıflamıştır (20).
İçerik Güvenliği, Alerji Testleri, Etkinlik Kanıtları
Bir dermokozmetik ürünün güvenilir kabul edilmesi için yalnızca içerik listesinin temiz olması yeterli değildir; aynı zamanda alerji testleri ve etkinlik kanıtları da sunulmalıdır (18). Klinik çalışmalar, silikon bazlı formüller ve antioksidan içerikli serumların çoğunun yüksek tolerabilite gösterdiğini ortaya koymuştur (20). Bununla birlikte, paraben, parfüm veya alkol gibi potansiyel irritanlar içeren ürünlerin uzun süreli kullanımında dikkatli olunması önerilir.
Etiket Okuma Rehberi
Bir skar ürünü seçerken etiketin doğru okunması hem güvenlik hem de etkinlik açısından kritik öneme sahiptir (21). “Dermatolojik olarak test edilmiştir”, “hipoalerjenik” veya “non-komedojenik” ifadeleri, ürünün belirli klinik kriterleri karşıladığını belirtir (22). Ayrıca içerik listesinin ilk sıralarında yer alan bileşenler genellikle formülün büyük kısmını oluşturduğundan, niasinamid veya C vitamini gibi aktiflerin oranı hakkında fikir verir.
Uzman Tavsiyeleri ve Kullanıcıya Öneriler
Skar tedavisinde başarı, yalnızca doğru ürünün seçimiyle değil, aynı zamanda bireysel cilt özelliklerinin dikkate alınmasıyla sağlanır. Her bireyin cilt tipi, yara iyileşme hızı ve duyarlılığı farklı olduğundan, tedavi planının kişiselleştirilmesi büyük önem taşır. Uzman dermatologların önerileri, yanlış ürün kullanımını önlerken tedavi sürecini güvenli ve etkili hâle getirir.
Cilt Tipine Uygun Çözümü Belirleme
Her cilt tipi, tedaviye farklı tepki gösterir; bu nedenle skar bakımında kişisel özelliklerin belirlenmesi ilk adımdır. Yağlı veya akneye yatkın ciltlerde gözenekleri tıkamayan, non-komedojenik formüller tercih edilirken; kuru ve hassas ciltlerde nem bariyerini güçlendiren ürünler daha uygundur (18). Hassas ciltler için en doğru ürünleri bulmanıza yardımcı olacak rehberimize göz atmak için Atopik Cilt ve Doğru Yaklaşım adlı yazımızı mutlaka okuyun. Cilt alt tonu, sebum dengesi ve hassasiyet düzeyi, tedavinin hem süresini hem de etkinliğini doğrudan etkiler.
Tedaviye Başlamadan Önce Dermatolog Görüşü
Skar tedavisine başlamadan önce dermatologdan profesyonel görüş almak, yanlış ürün seçiminin ve olası alerjik reaksiyonların önüne geçmek açısından kritik öneme sahiptir. Uzman, skarın tipi, derinliği ve cilt yapısına göre uygun medikal veya dermokozmetik yöntemi belirler. Böylece hem tedavi süresi kısalır hem de gereksiz ürün yüklemesi önlenir.
Sabır, Süreklilik ve Düzenli Bakımın Önemi
Skar tedavisi uzun soluklu bir süreçtir; bu nedenle sabır ve süreklilik, başarı için temel unsurlardır. Klinik veriler, silikon bazlı jellerin ve yenileyici serumların etkinliğinin genellikle birkaç haftadan sonra belirginleştiğini göstermektedir (18). Düzenli uygulama, güneşten korunma ve nemlendirme alışkanlığı, tedavinin kalıcı sonuçlar vermesini destekler (20).
REFERANSLAR
1) Gauglitz, G. G., Korting, H. C., Pavicic, T., Ruzicka, T., & Jeschke, M. G. (2011). Hypertrophic scarring and keloids: Pathomechanisms and current and emerging treatment strategies. *Molecular Medicine*, 17(1–2), 113–125.
2) Lupo, M. P., & Cole, A. L. (2007). Cosmeceutical peptides. *Dermatologic Therapy*, 20(5), 343–349.
3) Dreno, B., Alexis, A., Chuberre, B., & Marinovich, M. (2019). Safety and efficacy of dermocosmetics in acne management. *Journal of the European Academy of Dermatology and Venereology*, 33(S6), 34–40.
4) Grand View Research. (2024). *Scar treatment market size, share & trends analysis report by product, by application, by end-use, and segment forecasts, 2024–2030
5) Euromonitor International. (2023). *Beauty and personal care: Global industry overview.
6) Atiyeh, B. S., Costagliola, M., Hayek, S. N., & Kantarci, A. (2005). Hypertrophic scars and keloids: Update and review of the literature. *Aesthetic Plastic Surgery*, 29(6), 643–652.
7) Jacob, C. I., Dover, J. S., & Kaminer, M. S. (2001). Acne scarring: A classification system and review of treatment options. *Journal of the American Academy of Dermatology*, 45(1), 109–117.
8) Mustoe, T. A., Cooter, R. D., Gold, M. H., Hobbs, F. D. R., Ramelet, A. A., Shakespeare, P. G., ... & Ziegler, U. E. (2002). International clinical recommendations on scar management. *Plastic and Reconstructive Surgery*, 110(2), 560–571.
9) Ogawa, R. (2017). Keloid and hypertrophic scars are the result of chronic inflammation in the reticular dermis. *International Journal of Molecular Sciences*, 18(3), 606.
10) Gold, M. H. (2019). Scars: An overview of assessment, classification, and treatment for clinical practice. *Dermatology and Therapy*, 9(3), 333–346.
11) Manuskiatti, W., & Fitzpatrick, R. E. (2002). Treatment response of keloidal and hypertrophic sternotomy scars: Comparison among intralesional corticosteroid, 585-nm flashlamp-pumped pulsed-dye laser, and combined treatment. *Archives of Dermatology*, 138(9), 1149–1155.
12) Waibel, J. S., & Beer, K. (2011). Ablative fractional laser resurfacing for the treatment of a traumatic scar. *Lasers in Surgery and Medicine*, 43(4), 265–269.
13) Aust, M. C., Knobloch, K., Reimers, K., Redeker, J., Ipaktchi, R., Altintas, M. A., ... & Vogt, P. M. (2010). Percutaneous collagen induction therapy: An alternative treatment for burn scars. *Burns*, 36(6), 836–843.
14) O’Brien, L., & Pandit, A. (2006). Silicon gel sheeting for preventing and treating hypertrophic and keloid scars. *Cochrane Database of Systematic Reviews*, (1), CD003826.
15) Zasada, M., Budzisz, E., & Rotsztejn, H. (2020). Topical treatments improving skin regeneration. *Advances in Dermatology and Allergology/Postȩpy Dermatologii i Alergologii*, 37(5), 661–667.
16) Nusgens, B. V., et al. (2001). Influence of topical vitamin C on dermal collagen synthesis. *Journal of Investigative Dermatology*, 116(6), 853–859.
17) Katayama, K., et al. (1993). New class of growth factors for fibroblasts: TGF-β–induced peptides. *Journal of Biological Chemistry*, 268(24), 18033–18038.
18) Berman, B., & Maderal, A. (2017). *Clinical, Cosmetic and Investigational Dermatology*, 10, 135–146.
19) Draelos, Z. D. (2019). The science behind skin care: Moisturizers. *Journal of Cosmetic Dermatology*, 18(4), 1029–1035.
20) Draelos, Z. D. (2019). The science behind skin care: Moisturizers. *Journal of Cosmetic Dermatology*, 18(4), 1029–1035.
21) Draelos, Z. D. (2019). Consumer interpretation of cosmetic labeling. *Journal of Cosmetic Dermatology*, 18(4), 1023–1028.
22) Elsner, P., & Maibach, H. I. (2017). *Cosmetics and Dermatologic Problems and Solutions*. CRC Press.


